|
Friedrich Naumann Vakfı, bir liberal politika kurumu olup, Federal Almanya Cumhuriyeti ilk cumhurbaşkanı Theodor Heuss tarafında 1958 yılında liberalism ve bireysel özgürlüğün geliştirilmesi amacıyla kurulmuştur. Vakıf, geçen yüzyılın başlarında yaşamış ve en önde gelen liberal düşünür ve siyasetçisi Friedrich Naumann’ın ülküsünü takip etmektedir. Naumann, kararlı bir şekilde vatandaşlık eğitimini desteklemiş ve işleyen bir demokrasinin ancak ve ancak politik açıdan bilgili ve eğitimli vatandaşlarla mümkün olacağına inanmıştır. Vatandaşlık eğitimi, ona gore siyasi katılım ve buna bağlı olarak demokrasinin önkoşuludur. Vakıf, yerel partnerleri ile yaptığı işbirliği sonucu vatandaşlık eğitimi, uluslararası siyasi diyaloglar ve siyasi danışmanlık yolu ile liberalizmin geliştirilmesini sağlar. Vakfın Almanya genelinde geniş bir ağı olmakla birlikte, Avrupa, Ortadoğu, Afrika, Amerika ve Asya’da birçok ofisi bulunmaktadır. Vakıf buna ek olarak, Alman Hür Demokrat Partisi ve Liberal Enteryasyonal ile de yakın ilişkilere sahiptir. Vatandaşlık eğitimi alanında vakfın faaliyetleri liberal değer ve ilkelerin toplum içersinde güçlendirilmesini amaçlayan seminer, konferanslar ve basılan yayınlardır. Öte yandan, siyasi diyalog programı liberal öğelerin çok daha geniş bir şekilde tartışıldığı bir forumlardan oluşur. Vakfın danışma programları ise daha çok, liberal siyasi partilere, diğer demokratik kurumlara ve siyasi makamlara adaylığını koymuş kişilere odaklanmıştır. Aşağıda görmüş olduğunuz siyasi ilkeler, 24 Eylül 1993 tarihi itibarı ile Yönetim Kurulu’nun kabulü ve Mütevelli Heyeti’nin onayı ile hazırlanmıştır. Giriş Alt kısımda belirtilen Siyasi ilkeler, Friedrich Naumann Vakfı’nın ‘liberalizm temelinde vakfın fiiliyatı’ anayasal hükmünden ne anladığını açık ve seçik belirtmektedir. (Madde 2, Bent 1) Bu siyasi ilkeler, vakıf adına ücretli ya da fahri olarak çalışacak kişilerin işe alınmasında, birçok farklı aktivitenin adaylarının tedariki, siyasi eğitimde hedeflerin belirlenmesi, siyasi danışmanlık, burs programları ve yayınların yönetimi gibi konularda rehber görevi görecektir. Friedrich Naumann Vakfı’nın Almanya ve dışında yürüttüğü faaliyetler ile ilgili siyasi ilkeler: Friedrich Naumann Vakfı özgürlük üzerine fikirler ve eğitim vakfıdır. Vakfı en ön planda tuttuğu ilke, Birleşik Almanya ve yurtdışında partnerlerle yapılan işbirliği ile insan onurunun özgürlüğü ilkesinin toplumun her tabakasında ilerletilmesine katkıda bulunabilmektir. Bütün vatandaşların açık bir toplumda özgürce birlikte yaşaması, liberal politikaların hedefidir: yurttaş toplumu. Özgürlük sağlanmadan insani değerlerin gerçekleştirilmesi mümkün değildir. İnsanların kendi kabiliyet ve davranışlarını kavrama ve hayata geçirmesi özgürlükle doğrudan bağlantılıdır. Özgürlüğün olmadığı yerde insan ruhu etkinliğini yitirir, kültür ve bilim geriler ve ekonomi hareketsiz hale gelir. Beynimizin de bir vücudun nefese muhtaç olması gibi özgürlüğe ihtiyacı vardır. Eğer insan kendi fikir ve arzuları ile bir bireydir. Ama öte yandan diğer insanlara bağlı ve onlara karşı zorunlulukları olan bir sosyal varlıktır. Özgürlük ve sorumluluk bu sebeple birbirlerinden ayrılamaz. Bu iki olgu, toplumla birey arasındaki ilişkiyi belirler. Liberaller, fikir ve mal alışverişi, serbest ticaret, mantık, şefkat ve sorumluluk konularında insan ilişkilerini zorlamaya bağlı değil aksine kendiliğinden oluşma tabanına oturtur. Gönüllü kurumlar da bu tür ortak güven oluşturma çabalarına destek verir ve diğerlerinin amaç ve değerlerini tanır, saygıyı hakederler. Liberal İlkeler ve Birey: Liberal politikalar, insan hakları için bireyin haklarına saygıyı pozitif yönden geliştirmektedir. Birey eğerhayatını özgürce şekillendirmek istiyorsa bu haklara ihtiyacı vardır. Bundan dolayı, ifade özgürlüğü sadece hoşgörü ve hukukun üstünlüğünün dayattığı bir ahlaki talep değil, ayrıca da insan zekasının gelişimi, özgür fikir ve bilincin rekabeti ile ortaya çıkan bir yoldur. Özel mülkiyet hakkı da bir insan hakkıdır. Özel mülkiyet hakkı olmadan, diğer hakların gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Liberal politikalar, rekabet ve çoğulculuk gibi ortak fırsatların yaratılmasını ilgilendiren konularda en doğru yol haritasıdır. Bundan dolayı da, bireyin bütün pazarlara, eğitime, bilgiye, işe, sermaye piyasasına ve tüketim mallarının hepsine erişiminin serbest olması için çalışılır. Liberal politikalar ayrıca kişinin devlet ya da isimsiz kurumlar tarafından zorlama ile çalıştırılmasını engellediği gibi bu sayede o kişinin özgürce sorumluluklarını yerine getirmesini sağlar. Özgürlük beraberinde topluma karşı sorumluluğu getirir. Liberal Politikalar ve Sivil Toplum Liberal politikalar, vatandaşın özgürlüğünün hayatın her alanında geliştirilmesi için çalışırken öte yanda devletin kişi üzerindeki rolünü de tamamı ile kısıtlar. Bu da vatandaşlara kendi düzenlerini kurma dirayetini verir. Vatandaşlar, belediyelerde, velayetlerde, kurumlarda, lobi çalışmalarında, özel şirket ve girişimlerde istedikleri taktirde birçok sorumluluk alabilirler. Liberal Politikalar ve Devlet: Liberaller, bireysel özgürlüğün korunması, ülke içinde ve dışında şiddete karşı vatandaşların emniyeti ve anayasanın muhafaza edilmesini devletin görevleri olarak kabul eder. Liberal politikalar, bu kuralların herkesi kapsadığını, ama aynı zamanda bireyin özgürce karar verebilmesi için alan bıraktığını garantilemek için çalışır. Liberal politikalar, tam bir sonucun ortaya çıkacagını önceden hesaplamak istemez fakat adil sonuçlar yerine adil kanunların varolmasını tercih eder çünkü bu tür sonuçlar mevcut değildir. Liberal politikalar demokrasiyi arzular, çünkü demokrasi fırsat ve değişime izin verir fakat özgürlüğü garanti altına almaz. Bu sebeple, liberaller, özel gücün olduğu kadar devlet gücünün bölünmesi, kontrol edilmesi ve kısıtlanmasından yana politikalar izler. Liberal politikalar kanunlara bağlı ve özgürlüğe saygı duyan bir devlet yapısını arzulamaktadır. Devlet, herkesin meşru bir şekilde güvenliğinin temininden sorumludur. Liberal bir devlette, hukukun üstünlüğü farklı oluşumların menfaatlerine saygı gösterir. Bundan dolayı da bu oluşumlara özgürlük içinde sorumluluk verse de siyasi güç vermez. Liberal politikalar, devletlerin ekonomik olarak faal olmasını istemez. Devlet kendi kurumları üzerinden diğer özel şirketler ile rekabete girişmemelidir. Liberal politikalar, şimdi ve gelecekte vatandaşların siyasetin her alanında karar alma özgürlüğünün devam ettirilmesini arzulamaktadır. Bu nedenle, liberal politikalar, bugünün sorunlarının gelecek nesillerin, kamu maliyesi ve çevrenin üstüne yük olarak bırakılmasını reddeder. Liberal Politikalar ve Uluslararası İşbirliği Liberal politikalar, açık bir dünya kültürü ve serbest dünya pazarını destekler. Liberaller için, insanlığın ortak özellikleri, yerel ve yabancının sınıflara ayrılmasından daha önemlidir. Liberal bakış açısı, farklı insanlar, devletler, dini gruplar ve kültürler arasında serbest alışveriş, işbirliği ve rekabetin olduğu bir dünya toplumudur. Liberal politikalar, serbest uluslararası ticaretin gelişimi için işbirliği ve gelişen ülkelerde özgür ve sorumlu toplumların yaratılmasına yardım için çalışır. Liberal politikalar, bütün piyasaların buna ek olarak bilişim, teknoloji, tüketim malları ve hizmet sektöründe ve akabinde dolaşım ve sermaye piyasasında dünya çapında bir liberalleşmeyi destekler ve bunun için çalışır. Liberal politikalar Avrupa’da birlik ve diğer bölgesel kurumları gerekli olduğunu düşünmekle beraber, diğerlerine karşı açıklık ve dahili çeşitliliği de destekler. Liberal politikalar kişisel ve bireysel hakların dünyanın her köşesinde zafer kazanmasını arzulamaktadır.
|